İklim değişikliğinin, artan sıcaklıklar ve ağır kuraklık gibi çevresel tehlikeler üzerinden insan sağlığına verdiği zarar son 10 yılda belirgin biçimde büyüdü. Tıp dergisi The Lancet, sağlık ve iklim değişikliğini ele alan "2026 Lancet Geri Sayım" raporunu kamuoyuyla paylaştı. Raporda, 2015 Paris İklim Anlaşması'nın ardından sağlanan ilerlemeye karşın iklimden kaynaklanan sağlık risklerindeki artışın hızlandığı ifade edildi.
İklim krizinin dünya çapındaki etkilerinin son 10 yılda ağırlaştığının altı çizilen raporda, "küresel bir sağlık acil durumu" ilan edilmesi istendi. University College London liderliğinde, Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ile işbirliği içinde ve 100'den fazla kurumdan 146 araştırmacının katkısıyla oluşturulan rapor, dikkat çekici veriler sundu.
Rapordaki tahminlere göre, 2016-2023 yılları arasında dünya çapında aşırı sıcaklar yılda ortalama 540 bini aşkın kişinin ölümüne neden oldu ve bu can kayıplarının yüzde 68'i doğrudan iklim değişikliğinden kaynaklandı. Yalnızca 2023 yılında aşırı sıcaklarla bağlantılı ölümlerin yaklaşık 710 bine çıktığını bildiren rapor, bu kayıpların yüzde 71'inden fazlasında iklim değişikliğinin etkilerinin belirleyici olduğunu gösterdi.
Raporda, siyasi otoritelerin sağlığı korumayı öncelikli gündem haline getirmesi ve ihtiyaç duyulan mali kaynakları sunması gerektiği belirtilirken, sağlığın korunması için gerekenler ile bu alana gerçekte tahsis edilen fonlar arasında ciddi bir açık olduğuna dikkat çekildi. Ekonomik kayıplar 1 trilyon doların üzerine çıktı Raporda yapılan hesaplamalar, aşırı sıcakların neden olduğu iş gücü ve üretim kayıplarının 2025 yılında küresel ölçekte 1 trilyon doları aşan potansiyel gelir kaybına yol açtığını gösterdi.
2025 yılında dünya üzerindeki karasal bölgelerin yarıdan fazlasının en az 1 ay süreyle şiddetli kuraklık yaşadığı belirtildi. Fosil yakıtların ağırlığı devam ediyor Raporda, dünyada temiz enerjiye yapılan yatırımların 2025 yılında 2,1 trilyon dolara yükseldiği vurgulanırken, bu olumlu adıma karşın küresel enerji arzının yüzde 80'inden fazlasının hâlâ fosil yakıtlardan sağlandığı ifade edildi.
Araştırmacılar rapor aracılığıyla uluslararası kuruluşları ve hükümetleri, "iklimin neden olduğu sağlık risklerini önceliklendirmeye, karbon emisyonlarını düşürme çalışmalarına hız vermeye ve dünya çapındaki işbirliğini kuvvetlendirmeye" davet etti. Lancet Geri Sayım Yürütücü Direktörü Marina Romanello, elde edilen bulguların açık olduğunu vurgulayarak şu ifadeleri kullandı: "İklim değişikliğinin sağlık üzerindeki zararları, dünya genelinde bu zararlara karşı alınan tedbirlerden çok daha hızlı artıyor; üstelik pek çok alanda bu artış hızlanıyor.
Yaşananlar, adım adım ilerleyen bir bozulma değil, küresel bir sağlık acil durumu olarak değerlendirilmesi gereken temel bir dönüşümdür." Raporun yayımlanmasının, son aylarda DSÖ'ye yönelik iklim krizi gerekçesiyle bir "sağlık acil durumu" ilan etme çağrılarının yoğunlaşmasını izlemesi dikkat çekti.
